Etiketler

, , , , , , ,

“Kamerasıyla resim çizebilen yönetmen” Zhang Yimou’nun altıncı filmi Yaşamak (To Live). Çoğu sinemasevere göre yönetmenin başyapıtı.

Yaşamak, Mao Zedong’un yönetimi altındaki Çin’de, sıradan bir ailenin yaşam mücadelesini anlatıyor. Film, büyük tarihsel ve politik olayların içindeki sıradan insanın yaşamına, psikolojisine odaklanarak, aynı yıllarda çekilmiş dönem filmlerinden ayrılıyor.

Film beş bölümden oluşuyor: Kumar, Çin İç Savaşı, Büyük Sıçrama Dönemi, Kültür Devrimi ve Final. Hikayesi anlatılan aile, bütün bu süreçlerin içinden geçiyor. Her bölümde, aile, çeşitli dönüşümler, kayıplar, kazanımlar yaşıyor. Karakterlerin psikolojilerindeki değişimler, maddi değişkenlere eşlik ediyor.

Çin’de sanatın, ifadenin ve konu özelinde sinemanın baskı altında olmasının, sanatçıya sağladığı bir “katkı” da vardır; anlatım soyut olmalıdır. Zhang Yimou bu filminde, korku iklimini yaratan liderleri, çeteleri, orduları göstermektense, yaratılan korku ikliminin neticelerini tedirginlikle bekleyen insanları göstermeyi tercih ediyor. Canavarların korku saldığı bir film düşünün ki, yönetmen filmin hiçbir anında size canavarları göstermiyor, canavarların ne yapacağını bekleyen “mağdur”ları gösteriyor sadece.. O mağdurlar, evleniyorlar, çocuk sahibi oluyorlar, su satıyorlar, kumar oynuyorlar, iğne-iplik satıyorlar, kukla oynatıyorlar, yaşıyorlar.. Ordular, bildiriler, kurallar gelip geçiyor, onlar yaşamak istiyorlar sadece.

Filmde yer alan bütün karakterler ve bilhassa başrol oyuncuları metaforik imalar taşıyor. Gong Li’nin canlandırdığı Jiazhen karakteri, Çin halkının uzun süren acılar karşısındaki sabrını yansıtıyor. Öyle ki, Jiazhen, filmin anlatısını oluşturan her bölümün sonunda çeşitli kayıplar yaşıyor; eşinin kumar gecelerinin anlatıldığı birinci bölümün sonunda evini ve mali imkânlarını kaybediyor, iç savaşla geçen ikinci bölümün sonunda kızı Fengxia sağlığını kaybediyor, Büyük Sıçrama Dönemi’nin sonunda erkek çocuğunu kaybediyor, Kültür Devrimi’nin sonunda kızını kaybediyor ve nihayet filmin sonunda kendi sağlığını kaybediyor.

Ge You’nun muhteşem bir performansla hayat verdiği Fugui karakteri, filmin başında umursamaz bir tip olarak görülse de, hayatın sillesini yedikçe, kadere boyun eğmiş, sade bir hayat sürmek isteyen iyi bir insana dönüşüyor. Filmin ortalarında, oğlunu sırtında okula taşırken, küçük bir civcivin büyüyerek nasıl komünizme dönüşeceğini anlatan baba, filmin sonunda, komünist sloganlardan uzaklaşarak, torunu için güzel bir hayat dileyen bir dedeye dönüşüyor.

Zhao Jiping’nin dokunaklı ezgileri

Filmde görsel etkiyi güçlendirmek için, etkili arka plan müzikleri de kullanılmıştır. Zhao Jiping’in müzikleri, filmin en dokunaklı anlarında devreye girerek, karakterlerin içinde bulunduğu durumu daha da trajik hale getirmektedir.

Z.Yimou’nun diğer üç filminin müziklerinde de Zhao’nun imzası var: Red Sorghum (Hong Gao Liang, 1987), Raise the Red Lantern (Da Hong Deng Long Gao Gao Gua, 1991) ve Qiu Ju’nun Hikayesi (Qiu Ju Da Guan Si, 1992)

Estetik ve erotizm: Zhang Yimou-Gong Li işbirliği

Zhang Yimou filmlerinin çoğunda, Zhao Jiping’in müzikleri nasıl belirleyici bir role sahipse, bir öğrenciyken Zhang tarafından keşfedilen ve yönetmenin çok sayıda filmine duruşunu, erotizmini, asaletini, metanetini katan Gong Li de, Zhang Yimou sinemasının karakterini belirleyen temel unsurlardan biridir. Gong Li, belirgin yüksek elmacık kemikleri ve Kuzey Moğolistanlı köklerinden gelen boyuyla, endamıyla, Doğu Asya’daki klasik güzellik anlayışından bambaşka bir güzellik ortaya koyuyor.

Xi’an’lı yönetmen Zhang Yimou, Çin sinemasının güzel yıldızı Gong Li’yle uyumlu bir ikili oluşturdu. Bu ikili, Kızıl Darı Tarlaları, Kırmızı Fener ve Qiu Ju’nun Davası gibi etkileyici yapımlarla izleyicinin karşısına çıktı.  Zhang Yimou’nun kamerası, uzun müddet Gong Li’nin yüzünden ayrılamadı.. Yönetmenin trajik hikâyeleri, “Çinli Greta Garbo” olarak anılan Gong Li’nin yüz hatlarında şekilleniyordu. Bu süreçte, hem Zhang Yimou, hem de Gong Li giderek popülerleşti.

Sanatçının kişisel deneyimi

Zhang Yimou’nun yaşamıyla filmlerinin iç içe geçtiğini söyleyebiliriz. Shaanxi eyaletinin merkezi Xi’an kentinde dünyaya gelen Zhang Yimou, zor bir çocukluk geçirdi. Babası, Çin iç savaşı döneminde, milliyetçi Kuomintang ordusunda yöneticilik yapan bir dermatolojistti. Kültür Devrimi sırasında okulunu bırakarak, farklı işlerle uğraşmak zorunda kalan Zhang, kırsal kesime gönderilerek köylülerle beraber tarlalarda çalıştı. Zhang Yimou, bu zor dönemlerde resim ve fotoğrafla ilgilendi ve kendisini bilhassa fotoğrafçılıkta geliştirdi. İlk fotoğraf makinesini, kendi kanını satarak satın aldığı söylenir.. Mao’nun ölümünden sonra, yeni yönetim 1978 yılında Beijing Film Akademisi’ni tekrar açtı. Bu okulun üç ismi, tabiri caize, kameranın karşısına Çin tarihini koymak istiyordu: Chen Kaige, Zhang Junzhao ve Zhang Yimou! Tabi bunun bir bedeli vardı, filmlerin sansürlenmesi, yurtdışına gönderilmesinin yasaklanması, konuşma yasakları ve saire.. Öyle ki, Yaşamak, Çin’de yasaklanmakla kalmadı; yönetmen Zhang Yimou ve başrol oyuncusu Gong Li, film hakkında iki yıl konuşmama yasağı aldı.

Zhang Yimou filmlerini izlerken, yönetmenin halet-i ruhiyesini anlamak için, bu kişisel arka planı kaçırmamak gerekir. Zhang, filmlerinin yönetmeni olduğu kadar, çoğu filminde anlattığı hikâyenin “mağdur”larından biridir aynı zamanda. Bu mağdur-yönetmen karışımının, kendine özgü bir sinema dili ortaya çıkardığı muhakkak.

Her filminde büyüleyici renkleri ve kompozisyonları müthiş bir ahenkle buluşturan Zhang Yimou’nun elinde bir resim paleti olduğunu söylemek mümkün; o palette uzun Çin tarihinin hemen her döneminden, sanatından, şiirinden, yemeğinden, müziğinden renkler var ve Zhang bu renkleri, elini hiç de korkak alıştırmadan kullanıyor. Bir Zhang Yimou filmi izlemek; modern göstergelerde vücut bulmuş, binlerce yıllık Çin tarihini seriyor gözlerinizin önüne.

Çin’de mekân ve zaman geniştir. O kadar geniştir ki, bütün bir ömür, tavukların kaza, kazların koyuna, koyunların öküze dönüşmesini bekleyerek geçebilir. Elbet bir gün olacaktır. Peki ya öküzden sonra ne olacaktır?

“Little bun” büyüdü; bütün dünya Çin’in gelişmesini izliyor..