Etiketler

, , , , , , , ,

Zhang Yimou’nun “Yaşamak” adlı filmi, yönetmenin pek çok diğer filmi gibi, Çin edebiyatıyla sinema arasındaki işbirliğinin ürünü. Öyle ki yönetmen Zhang, filmin senaryosunu, aynı adlı romanın yazarı Yu Hua’yla birlikte yazdı.

Film, Çin sineması için ne kadar önemliyse, roman da Çin edebiyatı için, bir o kadar mühim. 1992 yılında yayımlanan “Yaşamak” (Huozhe), yazar Yu Hua’nın “Screaming in the Drizzle”dan (Zai xiyu zhong huhan) sonraki ikinci romanı.

1937-45 yılları arasındaki İkinci Çin-Japon savaşıyla başlayan roman, milliyetçiler ile komünistler arasındaki iç savaş yıllarında (1945-49) hayatta kalma mücadelesi veren Çinli bir ailenin yaşam mücadelesini konu alıyor. 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşu, 1949-52 arasındaki toprak reformu, 1958-62 arasındaki Büyük Sıçrama, 1966-76 yıllarını kapsayan Kültür Devrimi ve 1978 sonrasındaki reform dönemi… Romanın baş karakteri Fugui ve ailesi, tüm bu dönüm noktalarının etkilerini derinden yaşıyor. Kayıplar, hastalıklar, cinayetler, gölge oyunları, kumar ve her şeye rağmen bitmek tükenmek bilmeyen bir “yaşamak” arzusu.

Yayımlandığı dönemi izleyen on yıllık süre boyunca Çin’de en çok satanlar listesinden çıkmayan “Yaşamak”, İtalya’da verilen Grinzane Cavour gibi çeşitli uluslararası edebiyat ödüllerinin de sahibi oldu. Roman, kitap formunda yayımlanmadan önce, Shanghai merkezli edebiyat dergisi Harvest’te dizi olarak yayımlandı.

Harvest’te dizi olarak yayımlanan romanın meraklı okurlarından biri de yönetmen Zhang Yimou’ydu:

Ben aslında Yu Hua’nın Mistake at River’s Edge adlı başka bir çalışmasını sinemaya uyarlamayı düşünüyordum. Onun çalışmalarını daha iyi anlayabilmem için, Yu Hua bana bütün eserlerinden oluşan bir set vardı. Bu kitapların içinde, Yu’nun daha önce Harvest’te dizi olarak yayınlanan son romanı Yaşamak da vardı. Bu romanı okumaya başladım ve kitabı elimden bırakamadım. Sabah 4’e kadar uyumadım ve tek oturuşta bitirdim. Ertesi gün Yu Hua ile buluştum. Sohbetimiz sürdükçe Yaşamak üzerine konuşmaktan kendimizi alamıyorduk. Sonunda birbirimize baktık ve ‘Tamam, hadi Yaşamak’ı çekelim’ dedik. Bu gerçekten ilk görüşte aşktı.”

Roman, yazar Yu Hua tarafından, yönetmen Zhang Yimou ve senarist Lu Wei’nin yardımlarıyla sinemaya uyarlandı ve 1994 yılında gösterime girdi. Aynı yıl Cannes Film Festivali’nde Büyük Jüri Ödülü’nün yanı sıra, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü de Çin’e geliyordu. Filmin başrol oyuncusu Ge You’nun kazandığı bu ödül, Çinli bir oyuncunun Cannes’da bu dalda kazandığı ilk ödüldü.

Uluslararası başarılara imza atan filmin ülkesi Çin’deki kaderi ise yasaklanmak olacaktı. Çin’de sadece filmin gösterimi yasaklanmakla kalmadı, yönetmen ve oyuncular film hakkında konuşma yasağı aldılar… Bugün bile Yaşamak adlı filmi başkent Pekin’de dvd satan dükkanlarda bulmak için epey çaba harcamanız gerekmekte.

Roman, sinemaya uyarlanırken, hikayede çeşitli değişiklikler yapıldı. Hikayenin geçtiği yer değiştirildi: Roman, Çin’in güneyinde kırsal kesimde geçiyorken, filmin hikayesi için kuzeyde küçük bir kent uygun görüldü. Baş karakter Fugui’nin gölgede kukla oynatması, filmde olup romanda olmayan öğelerden biri. Zhang Yimou, çalkantılı günlerin başlangıcını, gölge oyununun yapıldığı bezi delen bir süngüyle haber vermiştir ki, filmin unutulmaz sahnelerinden biridir…

Filmde hikayesi anlatılan ailenin dönüşümü sembolik bir dille ifade eden, tavuktan öküze dönüşme kıssası da, filmde değiştirilmiştir.

Filmde, oğlunu sırtında okula götüren baba Fugui, oğlu Youqing’e bu kıssayı anlatarak politk bir mesaj vermektedir:

Fugui: Bizim ailemiz küçük bir tavuk gibidir. Tavuk, büyüdüğünde bir haz haline gelecek, kaz bir koyuna dönüşecek ve koyun da bir öküz olacak.

Youqing: Öküzden sonra?

Fugui: Öküzden sonrası Komünizm! Böylece her gün hamur tatlısı ve et olacak.

Fugui, oğluna bunları anlatırken, yüzünde umut dolu bir gülümseme vardır. Bu gülümseme, onun komünist ideallere olan inancını gösterir -ki bu da romanda olmayan bir göndermedir.

Filmin sonunda aynı kıssa bu kez aileye en son katılan, Fugui’nin torunu Mantou’ya söylenmektedir. Bu sahnede yaşlı Fugui’nin eşi Jiazhen de sohbetin içindedir:

Mantou: Tavuklar ne zaman büyüyecek?

Fugui: Çok yakında.

Mantou: Sonra?

Fugui: Sonra tavuklar kaza dönüşecek. Kaz kuzuya ve kuzu da öküze dönüşecek.

Mantou: Peki, öküzden sonra?

Jiazhen: Öküzden sonra… Mantou büyüyecek!

Mantou: Ben öküze binmek istiyorum!

Jiazhen: Bineceksin.

Fugui: Mantou bir öküze binmeyecek. O trenlere ve uçaklara binecek. Ve yaşam her geçen gün güzelleşecek…

Burada artık Maoist ideallerin kaybolduğunu ve yeni Çin’in reform ve dışa açılma hareketine olan inancı görüyoruz. Romandaki umutsuz finalin aksine, film, son sahnede Fugui, Erxi, Jiazhen ve Mantou’yu aynı odada toplayarak, post-komünist ütopyanın mümkün olabilirliğine gönderme yapıyor.

1960 yılında Zhejiang eyaletinde doğan yazar Yu Hua, yüksek okulu Kültür Devrimi yıllarında bitirdi. Yazmaya başlamadan önce beş yıl dişçi olarak çalıştı. Üç romanı, hikayelerinden oluşan altı koleksiyon kitabı ve üç deneme kitabı bulunmakadır. Eserleri Fransızca, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Japonca ve daha pek çok dile çevrilmiştir. 2002 yılında James Joyce Ödülü’nü kazandı. Bu ödülü kazanan ilk Çinli’dir. Beijing’de yaşamaktadır.